Bir Garip Ülke Futbolu
- abahan burak hamşioğlu
- 18 Eki
- 2 dakikada okunur
Birçok makalemizde anlatmak istediğimiz konu, ülkemiz futbol kalitesinin takımlar düzeyinde geri gitmesi adına oldu.
Özellikle yurtdışında oynayan futbolcularımızın kalitesi artarken, kendi ligimizde hem fiziksel hem de oyun anlamında futbolcularımız performansları vasat düzeylerde kalıyor.
Bu düşüşün birkaç farklı sebebi var. En önemli sebep ‘polemik’. Ülkemiz resmen polemikten beslenir oldu. Siyasetten tutunda magazin, televizyon programları, yarışma programları derken bu hastalık futbola da bulaştı.
Maç önü ve maç sonu açıklamalarından, yönetim düzeyinde tartışmalar, kulüpler arası her zaman olan çatışmalar artık kulüplerin iç organlarında da görünmeye başladı. Ve bu tüm futbol da yaşanan olumsuz havadan beslenen yorumcular…
Her maç öncesi ve maç biter bitmez başlayan youtube kanalları ve çoğu ünlü isimler, eski futbolcular ya da spor kanallarından tanıdığımız isimler.
Yorumcular maç analizlerinden, oyun taktiklerinden çok gündemi polemiklerle belirlemeye başladılar. Özellikle transfer dönemi çok abartılı geçti.
Bir Garip Ülke Futbolu
· Kerem Aktürkoğlu’nun haftalar süren Fenerbahçe transferi.
· Hakan Çalhaoğlu’nun gerçekleşmeyen transferi.
· Osimhen transferinin son dakikalarda uçuk bir fiyata gerçekleşmesi.
· Fenerbahçe – Galatasaray’ın transfer savaşı ve ödenen bedeller.
· Morinho’nun Fenerbahçe’ye gelişi ve gidişi.
· Tekrar başlayan Sergen Yalçın Dönemi.
· Morinho – Okan Buruk tartışmaları.
Transfer dönemi bitti ve ligimiz başladı…

Beşiktaş kulübü hariç, her maç sonu yöneticiler çıkıp hakem hakkında konuşmaya başladılar. Her takım kendince mağdur edildiğini iddia etmeye başladı. Aslında bu bir öğrenilmiş taktikti. Bunu ülkemize getiren takım Galatasaray oldu. En az kart gören, en fazla penaltı kazanan takım, futbolcusundan, teknik direktörüne, yöneticisinden yorumcularına kadar televizyonlarda ve sosyal medyada abartı tepkiler vermeyi gelenek haline getirdiler. Kulüp olarak amaç hakeme ve federasyona taraftarı da arkasına alıp baskı oluşturmak, yorumcuların bir kısmının amacı tabi ki reyting yapmak diğer kısmı da zaten eski futbolcuları olmalarından ya fanatiklik ya da camiaya şirin gözükmek oldu.
Beşiktaş kulübünü ayıran nokta, yönetim bazında özellikle Sergen Yalçın’ın göreve gelmesiyle birlikte Serdal Adalı’nın sportif konulara burnunu sokmayacağı açıklamaları ve bu açıklamalarının arkasında durmasıdır. Sadece Trabzonspor maçında yapılan hakem hatası sonrası, Trabzonspor’a destek mesajı vermişti Beşiktaş yönetimi.
Şimdi yeni gündem Kaleci Berke Özer. TFF sosyal medyadan genç futbolcuyu ifşa etti. Haber vermeden kamptan ayrıldığını kamuoyuna şikâyet etti. Amacı neydi anlamak zor.
Hemen ardından Berke Özer açıklama yayınlayarak teknik heyetin haberi olduğunu, kendi kafasına göre kamptan ayrılmadığı açıklamasını yaptı. Daha ilginç olan aday kadroya çağırıldığında ağrıları olduğunu belirtiyor, oynamayacaksa iznini istiyor ancak çağrılıyor. Ancak yedeklere bile alınmıyor, haklı olarak kamptan ayrılıyor.
Herkes ya gündem olmak istiyor ya da sosyal medya virüsü her makama bulaştı.




Yorumlar